Satyricon - Dark Medieval Times[1993]
Satyricon - The Shadowthrone [1994]
Satyricon - Nemesis Divina [1996]
Satyricon - Rebel Extravaganza [1999]
Satyricon - Volcano [2002]
Satyricon - Now Diabolical [2006]
Cehennem Ateşinin Tanrıları
Black Metal'in ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz değil mi? İskandinav ülkelerinden pek sayıda grubun ait olduğu metal türü işte. Hani bu türe ait grup üyelerinin hepsinde ceset makyajı vardır, şeytan hakkında şarkılar söylerler, oksijen yerine ateş solurlar ve yataktan terslerinden kalktıkları günlerde kiliseleri yakıp insanları bıçaklayarak kurban ederler. Hepsi bu.
Şimdi bir daha düşünün. Satyricon bütün bu düşünceleri değiştirmek için burada çünkü. Grup, Norveç black metal camiasının karanlık kalbinde 15 yıl geçirdikten sonra, dünyanın çeşitli bölgelerindeki önemli müzik şirketleriyle anlaştı ve "Now, Diabolical" adındaki son albümleriyle black metalle ilgili önyargıları alaşağı etmeye geldi.
"Biz belki de black metalin ne anlama geldiğini anlatan beş kadar gruptan biriyiz" diye söze başlıyor pek çok enstrümanı da başarıyla çalan vokalist Sigurd 'Satyr' Wongraven. Uzun boyuyla ilk fırsatta birilerini dövebilecekmiş gibi duruyor Satyr karşımda. Londra'da lüks bir otelin lobisindeki koltuklardan birine oturmuş, elindeki Heineken'den bir yudum alırken herşeyi ama herşeyi görüp geçirmiş bir adamın bakışı var gözlerinde. "Black metalin sadece tek tip bir müzikten oluştuğuna dair büyük bir yanlış anlama var.
Halbuki mesela hiphopta olduğu gibi pek çok farklı stil var black metalde de. Buna seviniyorum. Celtic Frost gibi daha eski grupların hayranıyım. Mesela onların Morbid Tales ve In To The Pandemonium albümlerini dinlerseniz, her iki albümünde tamamen farklı soundlarda olduğunu görürsünüz. Ama bu iki albümde benim black metalle özdeşleştirdiğim duyguları yansıtıyorlar. 2006 yılında artık pek şeytan kalmadı."
Şeytan yok mu? Satyr'a yine Norveçli bir grup olan - hatta en black grup olan- Gorgoroth'un son röportajlarından birinde Black metali, Black metal yapan öğelerden birinin satanist felsefe / sözler olduğunu söylediklerini hatırlatıyorum. Şaşırmıyor: "Gorgoroth'a bakarsınız - ki iyi bir grup olduklarını düşünüyorum- yaptıklarının çoğu başka insanların fikirlerini yaptıklarına adapte etmek gibime geliyor. O söyledikleri de Euronymous'un daha önce söylediği birşeydi zaten."
Euronymous... Mayhem'in, Varg Vikernes tarafından 1993'te öldürülen gitaristi ve tüm Norveç black metal ortamını başlatmış olan insan... Satyr devam ediyor. "Euronymous ayrıca, King Diamond vokaliyle Mercyful Fate'in de satanist sözlerinden dolayı gerçek Black metal olduğunu söylemişti. Hatta Darkthrone'un death metal albümü Soulside Journey'e de satanist sözler içerdiği için Black metal demişti. Bütün bu kategorizasyon biraz aptalca." Evet hatırlıyorum. O zamanlar Euronymous'un Oslo'da Helvete (Cehennem) adında bir müzik dükkanı vardı ve Inner Circle'ın yani yanan kiliselerle Norveç'i cehenneme benzetmeye çalışan bir avuç metal grubu ve fanlarının ilgi odağı olmuştu bu dükkan.Satyr pek etkilenmişe benzemiyor. "O trendin sürmeyeceğini biliyordum. En akıl almaz olaylara tanık oldum. Caddedeki arabaları ateşe veren tipler vardı.
İki üç tanesi tutuklandıktan sonra bu olayların sona ereceğini biliyordum. Kendi kendime düşündüm, 'aynı düşünceleri paylaşıyorum diye bütün bunların bir parçası olmayı istiyor muyum yoksa kendi fikirlerime, felsefeme sahip olup onları yaşama biçimimle mi göstermek istiyorum?'. Inner Circle şaka değildi, sadece bir avuç ganster çoluk çocuk değildiler. Onlar inanılmaz yetenekli ve vizyon sahibi müzisyenlerdiler. Ama genç olmaları nedeniyle kendilerini bir şekilde dokunulmaz ve ölümsüz hissettiler ve 'şeytanın müziğini yapıyoruz, biz gerçeğiz, kiliseleri yerle bir edelim, yakalım' diye ortalıkta dolaşmaya başladılar. Açıkcası benim için de çok hoş bir deneyim değildi. Çünkü hiç bir suçum olmadığı halde polisin evimin önünde beklediği zamanlar bile oldu. Polis herkesin hayatını mahvetmeye çalışıyordu ve küçük bir grup olduğumuz için bunda hiç zorlanmıyordu."
An itibariyle Satyr ve davulcu Frost'tan oluşan Satyricon, popüler metal piyasasına girmeye çalışan ilk black metal grubu değil belki, ama bunu tam anlamıyla yapan ilk grup. "Now, Diabolical" tam bir canavar. Eğer bize güvenmiyorsanız, 2000'de Satyricon'u turnelerine dahil eden Pantera'dan Phil Anselmo'ya sorun. "O tur sadece, Phil Anselmo'nun cesareti sayesinde oldu. Grubun vokalisti olarak otoritesini kullandı ve bunu istiyorum dedi. Bana 'sizi canlı izlemedim, yapabilir misiniz' dedi ve ben de bunu bizden daha iyi kimsenin yapamayacağını garanti ederim dedim."
Bu deneyim Satyr'da izler bırakmış ve onu bir sonraki basamak için hazırlamış. "Altı yıl sonra bile o turneyi düşünüyorum, çünkü kariyerimin en eğitici günleriydi o günler. O altı hafta içinde o güne kadar yaptığımız tüm turnelerde öğrendiklerimden daha fazla şey öğrendim. Mesela büyük bir prodüksiyon takımının nasıl çalıştığını ve turneye çıkmanın nasıl kolaylıkla bir drama dönüşebileceğini. Hiç bir zaman hiç birşeyden korkan bir insan değildim zaten ama o turne bana seyirciye nasıl sahip olunacağını öğretti."
Satyr, birlikte Eibon adında bir yan projeleri olan Anselmo dahil olmak üzere çok az sayıda metal starına saygı duyduğunu söylüyor. Diğerleri arasında Metallica'nın da adı geçiyor. Metallica konusu da Satyr'a grubunun milyonlarca albüm sattığı takdirde hayranları tarafından piyasa olmakla suçlanıp suçlanıp suçlanmayacağı konusunda ne düşündüğünü sorduğumuzda açılıyor. "Some Kind Of Monster'ı gören pek çok insan gülerek 'bakın, terapistleri varmış, dave mustaine`de ağlıyor' dedi ama unuttukları şu ki Metallica'nın yaşantılarını sürdürmek için turneye çıkmalarına ve albüm yapmalarına gerek yok. Hayatlarının sonuna kadar harcayabilecekleri, hatta torunlarına yetebilecek kadar paraları var zaten. O zaman neden yaptılar? Büyük bir ihtimalle Metallica adlı oluşuma ve müziğe olan sevgilerinden. Onlara 'bu grup dağılmak üzere, tekrar komünikasyon kurabilmemiz için birşeyler yapmamız lazım' dediklerinden dolayı saygı duyuyorum. Hala Metallica diye bir grup olması için ellerinden geleni yaptılar bence. Bunları Lars'a da söyledim zaten"
Satyr ciddi bakan mavi gözleriyle öne doğru eğiliyor, piyasa olmakla ilgili sorumu yanıtlamaya hazırlanıyor. Yavaşça ve anlaşılır bir şekilde bir şekilde "Ne yaparsak yapalım, odak noktamızın hep Black metale olan sevgimiz olacağını sanıyorum. Yüzbinlerce albüm satsakta satmasakta, ufukta bize hep yol gösteren bir ışık olacak bence."