Wednesday, January 24, 2007
Peter Green Discography

Peter Green - End Of The Game [1970]




01 Bottoms Up
02 Timeless Time
03 Descending Scale
04 Burnt Foot
05 Hidden Depth
06 The End of the Game









Peter Green - White Sky, [1981]




01. - Peter Green - Time For Me To Go
02. - Peter Green - Shining Star
03. - Peter Green - The Clown
04. - Peter Green - White Sky (Love That Evil Woman)
05. - Peter Green - It's Gonna Be Me
06. - Peter Green - Born On The Wild Side
07. - Peter Green - Fallin' Apart
08. - Peter Green - Indian Lover
09. - Peter Green - Just Another Guy







Peter Green - Blues For Dhyana [1998]




1. A Fool No More
2. Born Under A Bad Sign
3. I Could Not Ask For More
4. Walking the Road
5. Last Train To San Antone
6. Lost My Love
7. Just Another Guy
8. What Am I Doing Here
9. Same Old Blues
10. Liquor And You
11. Six String Guitar
12. One Woman Love








Peter Green - The Very Best Of [1998]




1. In the Skies
2. Slaybo Day
3. Apostle
4. Loser Two Times
5. Baby When the Sun Goes Down
6. One Woman Love
7. Time for Me to Go
8. Clown
9. Proud Pinto
10. Bullet in the Sky
11. Last Train to San Antone
12. Watcha Gonna Do
13. Woman Don't
14. Bandit








 
Peter Green Splinter Group - Time Traders [2001]




1. Until The Well Runs Dry
2. Real World
3. Running After You
4. Shadow On My Door
5. Lies
6. (Down The Road Of) Temptation
7. Downsize Blues (Repossess My Body)
8. Feeling Good
9. Time Keeps Slipping Away
10. Wild Dogs
11. Home
12. Underway
13. Uganda Woman












derin mavilere tüpsüz dalış; BLUES



Bir Santana klasiği olarak belleklerimize yerleşmiştir "Black Magic Woman". Altı çelik telin ardında başlar tutukluluk haliniz. Mahveder sizi, kor bir kenara.Fakat çok az kişi bilir 1970 Kasımında piyasaya çıkıp 1971 başında Billboard listelerini alt üst eden bu parçanın asıl sahibinin Fleetwood Mac'in kurucusu Peter Green olduğunu.

Eric Clapton çekip Yunanistan'a gittiğinde "John Mayall's Bluesbreakers" panik halinde yerine adam aramaktadır ve karşılarında "n'apacaksınız Clapton'u, ben ondan çok daha iyiyim" diyen Peter Green durmaktadır. Mayall hayranları bu durumu protesto ederken, Green inanılmaz "Supernatural"ı patlatır. Santana'nın "Smooth"unun bulunduğu Grammy ödüllü "Supernatural" albümü yıllar sonra eski bir hesabı ödemektedir. Artık Green fırtınası esmektedir. Nefesler tutulmuş; garip akorlar, benzersiz melankolik yolculuklar birbirini izlemektedir. Ünü İngiltere sınırlarını aşarken Fleetwood Mac kurulur ve önce "Albatross" ardından da, listeleri kasıp kavuran "Black Magic Woman" gelir.

Ardından gelen "Need Your Love So Bad" insana gerçekten aşkı feci şekilde hissettirir. Tüm bir kuşak aşıktır, hem de çok kötü bir şekilde. Geceler başladığında,
sımsıkı sarılacak kollara; ışıklar kapandığında, yumuşacık bir sese ihtiyaç vardır. Green, artık başka bir boyuta, apayrı bir dünyaya taşınmış, grubun bütün kazancını yoksullara dağıtmaktadır. Yeni adresine; bu, paraların saçılması durumunu içine sindiremeyen Mick Fleetwood bile ulaşamamaktadır. Ve kopar gruptan. Fazla yetenek, fazla zeka ve fazla LSD kurbanı olarak. Fleetwood Mac'in yolunu "Rumours" albümü beklemektedir.

Bir rivayete göre; bir konserin ortasında sahneyi terkeder ve bir daha kendisinden haber alınamaz. Kapının dışında; paha biçilmez 1959 yapımı "Gibson- Les Paul" gitarını oracıktaki dilenciye verir. Onlarca yıl sonra tekrar bulunduğunda inanılmaz uzunluktaki tırnaklarıyla sefil bir vaziyettedir. Tırnaklarının durumunu "bir daha gitar
çalamamak için" diye izah eder. Benim yıllarca gerçek sandığım bu rivayet kısmen yanlıştır. Çünkü o gitarı bir dilenci değil bir başka blues virtüozu devralmıştır; Gary Moore.

Gary Moore "bu gitarı almam imkansız" dediğinde, "kendi gitarını sat, eline geçeni ver yeter" olmuştur yanıtı. "Still Got The Blues" işte bu efsanenin, efsane gitarıyla doğmuştur. Gary Moore da Nisan 1995 de öyle bir albüm yapmıştır ki; hem Green'e, hem düş hekimi Yalçın Ergir'e borcunu, gecelik yüzde 1700 faizle ödemiştir: "Blues For Greeny".

Peter Green şimdi annesiyle Londra'da oturmaktadır. Aynı Pink Floyd'un kurucusu Syd Barrett'in hiç insanların içine çıkmadan annesiyle oturduğu gibi. Uğruna "Wish You Were Here" yazılan, şizofreninin Pink Floyd'dan alıp koparttığı Syd Barrett gibi. Bir farkla; Syd Barrett'e artık ulaşılamazken, "Is There Anybody Out There?" sorusu, iki akorlu bir senfoni gibi gökyüzüne karışırken, "The Lunatic" hasarlı beyniyle artık kapıyı kilitlemiş, anahtarı fırlatıp atmış, Ay'ın karanlık yüzüne de sonsuza dek yerleşmişken; Peter Green tünelde kaybolmamıştır.

1998 de New York - Waldorf Astoria'da Carlos Santana ile birlikte aşağıdaki lirikleri haykırmışlardır; karşılarında büyülenmiş duran topluluğa:

"I got a Black Magic Woman.
I got a Black Magic Woman.
Yes, I got a Black Magic Woman,
She's got me so blind I can't see;
But she's a Black Magic Woman and
she's trying to make a devil out of me..."

Posted at 11:56 am by paladine
Yorum yaz  

A Silver Mt. Zion Discography

A Silver Mt. Zion - He Has Left Us Alone but Shafts of Light Sometimes Grace the Corner of Our Rooms... [2000]


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 








A Silver Mt. Zion - Born into Trouble as the Sparks Fly Upward [2001]


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 





A Silver Mt. Zion - This Is Our Punk-Rock, Thee Rusted Satellites Gather+Sing [2003]

 
 








A Silver Mt. Zion - Pretty Little Lightning Paw [2004]


 


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


A Silver Mt. Zion - Horses in the Sky [2005]


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 



 
 
A;Silver Mt. Zion - Blues For Thirteen Moons [2008]

 
 
Passwords: bunalti.com



Godspeed You! Black Emperor gitaristi Efrim Menuck, basçısı Thierry Amar ve kemancısı Sophie Trudeau A Silver Mt. Zion'u kurdu. Grup, Efrim'in müzikte kendini keşfetmesi ve düşüncelerini gerçekleştirmesi için bir araç oldu.

Grup daha sonra 7 kişi oldu, grup bundan sonra daha yavaş çalmaya başladı, sonuç olarak stilleri GYBE'a oldukça benzedi. Aynı zamanda müziklerini bir çok deneysel müzik sever ve eleştirmen GYBE tarzı olarak tanımladı. Ayrıca bu türün gruplarında genelde karşılaşmayacağımız Elfrim'in vokali gruba ayrı bir hava katar ve kendini grubu ilk dinlemeye başladığınızda hissettirir.

Grup şu ana kadar çıkarttığı her albümde ismini değiştirmiştir. "He Has Left Us Alone but Shafts of Light Sometimes Grace the Corner of Our Rooms..." albümünü "A Silver Mt. Zion" adı altında, Born into Trouble as the Sparks Fly Upward. Albümünü "The Silver Mt. Zion Memorial Orchestra & Tra-La-La Band" adı altında, "This Is Our Punk-Rock," Thee Rusted Satellites Gather+Sing," albümünü "The Silver Mt. Zion Memorial Orchestra & Tra-La-La Band with Choir" adı altında, " Horses in the Sky" albümünü "Thee Silver Mt. Zion Memorial Orchestra & Tra-La-La Band" adı altında çıkartmıştır.

Biyografi : http://www.progturk.com/grup.php?grupid=79

Posted at 11:51 am by paladine
Yorum yaz  

Monday, January 15, 2007
Nattvindens Grat Discography

Nattvindens Grat - A Bard's Tale [1995]




01 - Introduction
02 - The Road Goes Ever On
03 - The Echo
04 - Skyfires Dance
05 - Towards The Sea
06 - Song Of The Tide Waves
07 - A Lonely October Night
08 - Storming The Soothsayer
09 - Vagabond's Dusk
10 - The Two Oaks















Nattvindens Grat - Chaos Without Theory [1997]

 



01 - Sethial Seal
02 - The Dance From Beyond
03 - Sleep Eternal
04 - In Gothic Archways
05 - Thelemite
06 - Sadoeroticart
07 - Chaos Without Theory
08 - Liquid Silent Dreams
09 - Sorrow's Shroud






Posted at 11:49 pm by paladine
Yorum yaz  

Saturnus Discography

Saturnus - Paradise Belongs To You [1997]




01. Paradise belongs to you
02. Christ goodbye
03. As we dance the paths of fire and solace
04. Pilgrimmage of sorrow
05. The fall of Nakkiel (Nakkiel has fallen)
06. Astral dawn
07. I love thee
08. The underworld
09. Lament for this treacherous world











Saturnus - For the Loveless Lonely Nights (EP) [1998]




01 - Starres
02 - For Your Demons
03 - Thou Art Free
04 - Christ Goodbye (Live)
05 - Rise Of Nakkiel (Live)
05 - Consecration










Saturnus - Martyre [2000]




01. 7
02. Inflame Thy Heart
03. Empty Handed
04. Noir
05. A Poem (Written In Moonlight)
06. Softly On The Path You Fade
07. Thou Art Free
08. Drown My Sorrow
09. Lost My Way
10. Loss (In Memoriam)
11. Thus My Heart Weepeth For Thee
12. In Your Shining Eyes








2000 - Martyre Part1/Part2





Saturnus - Veronika Decides To Die [2006]




01. I Long
02. Pretend
03. Descending
04. Rain Wash Me
05. All Alone
06. Embraced By Darkness
07. To The Dreams
08. Murky Waters








 
Passwords : bunalti.com




Ülke: Danimarka
Tür: Death/Doom
Resmi Site: http://www.saturnus.dk/
Durum: Aktif

1991 yılında Thomas Jensen bir death metal grubu kurmak için eleman arayışına çıktı ve aynı arayış içindeki bass gitarist Brian Hansen ile karşılaştı.Birkaç ay sonrası ise davulcu ve gitarist gruba dahil oldu bu sıralar grubun ismi Assesino idi.1992 yılında grubun davulcusu değişti ve yeni bir gitarist daha gruba dahil oldu.

1993 yılında Assesino Thomas Jensen(vokal),Brian Hansen(bass gitar),Christian Brenner(gitar),Pouli Choir(davul) ve Kim Sindahl(gitar)'dan oluşuyordu.Grup bu sıralarda bir yarışmada çaldı ve sekiz grup içinde 2. oldu.Daha sonra gruba yeni davulcu Jesper Saltoft dahil oldu.Bundan bir ay sonra ise Kim Sindahl gruptan ayrıldı ve yerine Mikkel Andersen geldi.Bu olaydan hemen sonra ise gruba klavye için Anders Ro Nielsen dahil oldu.Bu sırada grubun ismi de Saturnus olarak değişti.

1994 yılında gruba Kim Larsen dahil oldu ve grup yaptığı müzikte doom öğelerine ağırlık vermeye başladı.

1995 yılına gelindiğinde gitarist Mikkel Andersen gruptan ayrıldı fakat söz yazarı olarak gruba desteğini sürdürdü.

1996 yılında grup My Dying Bride ile bir konser verdi bu konserin grup üzerinde büyük bir etkisi oldu, grup müziğini daha yavaş melankolik ve doom etkisi artmış bir hale getirdi.Grup bu yılın sonunda Euphonious Records ile bir anlaşma imzaladı.

1997 yılında ise grup Paradise Belongs To You albümünü çıkardı.Bu sırada gruba gitarist Morten Skrubbeltrang dahil oldu ve grup kadrosu yeniden 6 kişiye çıktı ve şu kadroyla devam ettiler:Thomas (vokal), Brian Hansen (bass gitar), Jesper Saltoft (davul), Anders (klavye), Kim Larsen (gitar) and Morten Skrubbeltrang (gitar).1997 yılının ilk yarısında grup Kopenhag'da bir dizi konser verdi ancak bunların en çok dikkat çekeninde 20 kadından oluşan bir klasik müzik korosu gruba eşlik etti.29 Haziran 1997 ye gelindiğinde grup en inanılmaz konserlerinden birini verdi 3000 fanı önünde Roskilde Festivalinde.

1998 ağustos ayının gelmesiyle birlikte bu kez Morten Skrubbeltrang gruptan ayrıldı ve yerine Peter Poulsen geldi.1999 yılına gelindiğinde grup Martyre isimli çalışmasını tamamlamıştı ancak kendilerine stüdyo ve prodüktör arıyorları.

1999 yılının sonuna gelindiğinde Kim,Brian ve Jesper gruptan ayrılmayı seçtiler.Ancak şov devam etmeliydi ve grup davulda Morten Plenge,gitarda Tais Pedersen ve bass gitarda Peter Heede ile yoluna devam etme kararı aldı.Grup bu değişim sonrası hala ayaktayız demek için Kopenhag'da bir konser verdi ve grup hiç bu kadar güçlü olmadığını söylüyor.

Hikaye devam ediyor..2006 yılında Veronika Decides to Die piyasadaydı ve tam anlamıyla mükemmel bir albüm denilebilir.



Şu anki kadro:

Thomas Akim Grønbæk Jensen - Vocals (1991-)
Peter Erecius Poulsen - Guitar (1998-)
Tais Pedersen (Usipian) - Guitar (2000-)
Lennart Jacobsen - Bass (2001-)
Nikolaj Borg (Withering Surface) - Drums (2004-)
Anders Ro Nielsen - Keyboards (1993-)


Gelip Gidenler:

Gitar:

Christian Brenner (1993)
Kim Sindahl (1993)
Mikkel Andersen (1993-1995)
Morten Skrubbeltrang (1997-1998)
Jens Lee (????)
Kim Larsen (1994-1999)


Davul:

Pouli Choir (1993)
Henrik Glass (2001-2003)
Jesper Christensen (????)
Jesper Saltoft (1993-1999)
Morten Plendge (2000-2001)


Bass Gitar:

* Peter Heede (2000-2001)
* Brian Hansen (1991-1999)

Posted at 11:46 pm by paladine
Yorum yaz  

Pixies Discography


1988 - Surfer Rosa
1989 - Doolittle
1990 - Bossanova
1991 - Trompe Le Monde
1997 - Death To Pixies
1998 - BBC Live
2001 - Complete B-Sides
2002 - Pixies
2004 - Wave Of Mutilation


Genre : Alternative / Indie

pass  : bunalti.com

80’li yılların ortalarında, Büyük Britanya, Indie adı verilen ve bağımsız plak şirketlerinin yeni soundları desteklemesi ile ivme kazanan müzik türünün egemenliği altındayken, Kuzey Amerika’da durumlar biraz daha farklıydı.

Yeni, büyük ve kurumlaşmış plak şirketlerinin boyunduruğundan kurtulan bir takım yeni gruplar, Amerika’da alışılmadık bir müzik icra ediyordu. Yeni ortaya çıkan gruplar arasında Pixies, en fazla dikkat çekenlerden biriydi. Pixies, Amerika’da hak ettiği başarıyı sağlayamamış olsa da, yaptıkları Indie Rock kişisel özelliklerini taşıyan müzik tarzları, 90’larda sayısız rock grubuna ilham verip yeni grupların oluşmasını sağlamıştır. Ayrıca underground müziğin genelinde çok büyük etkileri olmuştur.

Pixies, 1986’da Massachusetts’de kuruldu. Kavgaya hazır punk soundlarını, yumuşak indie soundlarıyla birleştiren grubun yaratıcı şarkı sözlerini yazan iki kişi, Kim Deal ve Black Francis grubun beynini oluşturuyordu. O dönemde diğer gruplar, klasik soundlara saplanmışken Pixies, Indie ideolojisini kendine prensip edinmişti. Grup stilini, Hüsker Dü ve Buzzocks’un karmaşık soundları ve Folk Rock’ın melodileriyle birleştirerek geniş menzilli bir etki yarattı. Pixies’in stilinde göze çarpan şey, Francis ve Deal’in vokallerindeki uyum ve gitar, bas ve davulun sesinden çıkan ahenktir.

Francis ve Joey Santiago’nun gitarları, Kim Deal’ın basıyla birlikte Pixies, sıkı Rock’n Roll melodilerini yakalayıp onu geliştirdi. Grubun gitar çalışmaları, Hüsker Dü’nün puslu gitar sound’undan izler bulunduruyor. Genellikle bir çok biçimsel tekniklere, amatörce yaklaşan Pixies’in stili, her zaman karanlık atmosferlerden oluşan düzenlemelerin ana temasını oluşturuyor. Punk’ın açık sözlü öfkesi veya metalin tehditkar izlenimleri yerine Pixies sound’u, isyanı veya şeytanla işbirliği içinde olmak yerine, soğuk ve karanlık bir dünyanın köşelerinde sürünen dinleyicilerinin hayal güçlerine kolay olmayan bir aşinalıkla yaklaşıyor. Pixies genelde, bilim kurgusal çerçeve etrafında yazılan şarkı sözlerinin yanısıra, terör ve tehditlere yer vermeden, güncelliği araştırıp şarkı sözlerine ekliyor.

‘This Monkey’s Gone To Heaven’ gibi parçaları doğa üstü ve karanlıktan bahsederken, ‘Debaser’, modern insan tarafından henüz keşvedilememiş gerçekleri ima ediyor. Kolej Radyosu ve çıktıkları bir kaç canlı yayın dışında Pixies, Amerika’da 1989 yılında çıkardıkları “Doolittle” albümleri dışında nerdeyse hiç keşvedilemedi. 1990’da Francis ve Deal arasında yaşanan artistik farklılıklar Pixies’in bozulmasına sebep oldu. İki şarkı sözü yazarının bulunduğu her grupta olduğu gibi, soundlarının gelişmesiyle birlikte, ikilinin müzikal vizyonları da ayrılmaya başladı. 1991’de bu durumu toparlama çalışmaları sırasında grup, “Tromple Le Monde” albümünü çıkardı. Fakat her şeye rağmen, Kim ve Frank’in aralarında yaşadıkları mücadele grubun dağılmasıyla sonuçlandı. Kim Deal ‘Cannonball’ adlı parçasıyla üne kavuşan gurubu Breeders ile, Frank Black ise kendi gurubu “Frank Black And The Catholics”i kurarak solo kariyerlerini devam ettirdiler.

Pixies yazisi icin kullanilan kaynaklar Stephen Thomas Erlewine yazisi ve toplulugun plak şirketine bağlı resmi internet sitesi www.4ad.com/artists/catalogue/pixies/index.htm'dir.  
Düzenleyen : Gülşah Güray

Posted at 03:47 am by paladine
Yorum yaz  

Incubus Discography

   

1995 - Fungus Amongus
1997 - S.C.I.E.N.C.E.
1999 - Make Yourself
2001 - Morning View
2004 - A Crow Left Of The Murder
2006 - Light Grenades
2007 - Look Alive -> (Pt.1 / Pt.2)

Pass : bunalti.com


   Vokalist Brandon Boyd, davulcu Jose Pasillas ve gitarist Mike Einziger tarafından California’da kurulan Incubus’un geçmişi lise yıllarına dek uzanıyor. Zamanlarını sörf ve kaykay yaparak geçiren üçlü, birgün yerde buldukları $100 ile Hollywood’daki Roxy kulübünde “Pay To Play” adındaki ilk performansını gerçekleştirdi ve bunun ertesinde birçok yerde ufak konserler vermeye başladı. 1993 senesinde menajer Mark Shoffner ve ufak bir kayıt stüdyosu sahibi Jim Wirt ile tanışan ekip, ikiliyle görüştükten sonra ilk albümleri için stüdyoya girdi.


   1995 senesinde Jim Wirt prodüktörlüğünde “Fungus Amongus” adındaki ilk albümlerini kendi imkanlarıyla çıkartan Incubus, albüm içerisine 1993 ve 1995 seneleri arasında kaydedilen parçaları yerleştirdi. Albümde takma isimler kullanan ekip, aynı zamanda kadrolarına basçı Alex Katunich’i dahil etti. Aynı sene içerisinde David Koppell (DJ Lyfe)’i de kadrolarına dahil ederek müziklerine renk getiren grup, 1996 senesinde Immortal/Epic Records ile anlaşmaya vardı.


   1996 senesini Amerika’daki birçok yerde konserlere çıkarak geçiren Incubus, 1997 senesinde “Enjoy Incubus” adlı EP’yi yayınladı. EP’de “Fungus Amongus”da yer alan dört parçaya yer veren grup, aynı zamanda EP’ye “Version” ve “Azwethinkweiz” adında iki tane de yeni parça ekledi. Bu EP sonrası yeniden konserlere yönelen ekip, Avrupa’ya geçerek buradaki ilk konserini Korn ile gerçekleştirdi.
1997 senesine gelindiğinde “S.C.I.E.N.C.E.” adlı 2. albümlerini piyasaya süren Incubus, bu albümde sound olarak fusion gibi deneysel tekniklerini kullandı. Grubun birçok fanınan göre “S.C.I.E.N.C.E.”, grubun orijinal soundunu barındırırken, grup elemanları yaptıkları açıklamalarda kayıt aşamasındayken oldukça rahat olduklarını ifade ettiler. Albüm, satışlarıyla gruba altın plak kazandırırken, Incubus albüm sonrası 311 grubu ile turneye çıktı.
1998 senesinde DJ Lyfe’ı müzikal ve kişisel farklılıklardan dolayı kadrosundan çıkartan Incubus, kadrosuna Chris Kilmore’u dahil etti. Kısa sürede gruba uyum sağlayan Kilmore, grupla birlikte aynı sene içerisinde “The Ozzfest” ve “The Warped Tour”da sahne aldı.


   1999 senesinde yeni albüm kayıtları için prodüktör Jim Wirt ile stüdyoya giren Incubus, ilk kayıtların ardından soundu beğenmeyerek Jim Wirt ile yollarını ayırdı. R.E.M. ve Nirvana’nın prodüktörü Scott Litt ile çalışmaya başlayan grup, Ekim ayında “Make Yourself” adlı 3. albümlerini yayınladı. Albüm, sound ve liriksel olarak grubun olgunluğunu yansıtırken, albümden çıkan single’lar “Pardon Me”, “Drive” ve “Stellar” Amerika Modern Rock listelerinde zirveye yerleşti. Özellikle “Drive”, listelerde 8 hafta boyunca 1 numarada kalarak grubun hayran kitlesini daha da genişletti. Albüm sonrası turneye çıkan grup, Buckethead ve Primus ile birlikte sahne aldı. “Pardon Me” parçasının akustik versiyonunun yayınlanmasının ardından, parçaya bir de video klip çeken ekip, Ağustos 2000’de “When Incubus Attack Volume 1” adlı EP’yi piyasaya sürdü. EP içerisinde “Crowded Elevator” adlı yeni bir parçaya da yer veren beşli, ayrıca EP’de “Stellar” ve “Make Yourself” parçalarının da akustik versiyonlarını bulundurdu. Aynı sene Mr. Bungle ve System Of A Down ile beraber turneye çıkan Incubus, “Stellar” parçasına çektikleri video klip ile MTV’nin yayınladığı Modern Rock Chart programında sık sık ekrana gelmeye başladı.


   2000 yazında yeniden “The Ozzfest”e konuk olan Incubus, bir kez daha turneye çıkarak Deftones ile beraber sahne aldı. “Fungus Amongus” albümünü yeniden yayınlayan grup, senenin sonunda KROQ radyosunun düzenlediği “Almost Acoustic Christmas” konserine akustik olarak ve yanlarına orkestra alarak katıldı.


   “Make Youself” albümü ile 2 kez platin plak kazanan Incubus, 2001 senesinde ilk kez Avusturalya ve Japonya’da sahne aldı. Aynı sene Malibu’da sessiz sakin bir stüdyoda yeni albüm kayıtlarına başlayan Incubus, Ağustos ayında çıkaracakları yeni albümden ilk single “Wish You Were Here”ı piyasaya sürdü. Amerika Modern Rock listelerinde 2 numaraya yerleşen single sonrasında, Ekim ayında “Morning View” adlı 4. albümünü çıkartan grup, bu albümle diğer albümlere kıyasla oldukça yumuşak bir sounda büründü. Amerika listelerinde 2 numara olan albüm, ilk haftada 400,000 kopya satarak gruba ilk defa böyle bir başarı yaşattı. Aynı sene içerisinde “When Incubus Attack Volume 2” adlı DVD’yi piyasaya süren ekip, bu DVD içerisinde grubun video klipleriyle birlikte konser görüntülerine yer verdi.
2002 senesinde “Morning View” albümünden “Warning” adlı single yayınlandı ve Amerika Modern Rock listelerinde 3 numara yerleşti. Aynı sene içerisinde “Mornig View Sessions” adlı DVD’yi piyasaya süren Incubus, bu DVD içerisinde New York’da gerçekleştirdikleri konserden görüntülere yer verdi. Sene sonunda basçı Alex Katunich ile yollarını ayıran grup, kadrosuna The Roots grubundan Ben Kenney’i ekledi.


   2003 senesinin Ocak ayında “Almost Acoustic X-Mas” adlı konsere 11 kişilik orkestrayla katılan Incubus, aynı sene Jane’s Addiction, Queens Of The Stone Age, Jurassic 5 ve Audioslave ile birlikte ‘Lollapalooza’ festivalinde sahne aldı. Ekim ayında “Live At Lollapalooza 2003” adlı konser albümünü piyasaya süren grup, bu albümde hiç yayınlanmamış “Pistola” parçasını bulundurdu.


   2004 Şubat ayında “A Crow Left Of The Murder” adlı 5. stüdyo albümü yayınlayan Incubus, bu albümde Pearl Jam, Soundgarden ve Rage Against The Machine ile birlikte çalışmış olan prodüktör Brendan O’Brian ile birlikte çalıştı. Albüm, Amerika listelerinde 2 numara olurken, albüm sound olarak diğer albümlerden farklı bir yapıdaydı. Fanlar bu değişikliği grubun her albümdeki değişikliği ifadesiyle belirtti ve albümden yayınlanan ilk single “Megalomaniac” Amerika Modern Rock listelerinde 6 hafta boyunca 1 numarada kaldı. Albüm, liriksel olarak politik konuları hatırlatırken, grup albüm sonrasında yeniden yola koyuldu ve Ben Kweller, The Walkmen, Hundred Reasons, The Music, Brand New ve Sparta gruplarıyla Dünya turnesine çıktı. Temmuz ayında “Alive At Red Rocks” adlı DVD’yi piyasaya süren Incubus, aynı sene “Live In Japan 2004”, “Live In Sweden 2004” ve “Live In Malaysia 2004” adlı üç tane konser albümünü hayranlarına ulaştırdı.


   2005 senesinde yeniden Brendan O’Brian ile stüdyoya giren Incubus, kaydettiği dört parçayı 2005 filmi “Stealth”in soundtrack’inde kullandı. Sene sonunda Güney Amerika’ya giden grup, 2006 Kasım ayında “Light Grenades” adlı 6. albümünü piyasaya sürdü.


   “Light Grenades” albümünden çıkan ilk single “Anna-Molly”, Amerika Modern Rock listelerinde 2 numaraya yerleşirken, grup üyeleri albüm için ‘sanki 13 şarkıyı 13 farklı grup kaydetti” yorumu yaptı. Albümün tanıtımı için turneye çıkan Incubus, 2007 Mart ayında Portekiz, Birleşik Arap Emirlikleri, Almanya, Hollanda, Fransa, İsviçre, İngiltere, Çin, Rusya ve Hindistan’da konserler düzenledi.
2007 senesinin sonlarına yaklaştığımızda ise canlı performanslardan oluşan "Look Alive" isimli DVD'yle grup hayranlarını bir kez daha sevindirdi.

Posted at 03:42 am by paladine
Yorumlar (2)  

Friday, November 17, 2006
Illnath Discography

Illnath - Angelic Voices Calling (EP) [2001]




1.Ancient Legacy
2.Death Becomes All
3.The Blood Is The Almighty Sin
4.Angelic Voices Calling
5.Never Again







2001 - Angelic Voices Calling [EP] -





Illnath - Cast Into Fields Of Evil Pleasure [2003]




01. Zetite
02. Behind The Mirrors
03. Cast Into Fields Of Evil Pleasure
04. Temporary Borders
05. The Creators Biggest Pride
06. Gloomy Gathering
07. Bring Down The Witching Hour
08. By The Hands Of Violent Winter
09. Frozen Constellations












Illnath - Second Skin Of Harlequin [2006]



1.And There Was Light
2.Virgin Soil
3.Pieta
4.Sought by the fallen one
5.She the Plague
6.Feathers Shall Fall
7.Clockwork of Time
8.Book of Sand
9.Aqua Diabolicom (Bonus track)










Danimarkalı melodic black metal grubu.
ilk albümleri cast into fields of evil pleasure ile 2003 çıkışlı alümde çok güzel düzenlemeler ve şarkı yazımı ile bir araya getrilmiştir.Second Skin of Harlequin grubun ikinci albümü.klavyenin güzel kullanımı çeker. biraz eski cradle of filth'i andırıyor.ayrıca albüm tasarımını da (kitapçk,cd) avusturya'nın kralı dünyadaki bir çok tasarımcının saygıyla eğildiği misery 4 yıldır kullandığı yeni nickiyle deaddreamer yapmıştır.

ayrıca daha önce çıkan "mcd'leri olan "angelic voices calling" de kapak olarak bir deaddreamer duvarkağıdı kullanılmıştır. 



grup elemanları
narrenschiff - vocals
tyr - keyboards
pete - guitars
tobias - bass

Posted at 06:12 pm by paladine
Yorum yaz  

Sunday, October 08, 2006
Entwine Discography

1999 - The Treasures Within Hearts
2001 - Gone
2002 - Time of Despair
2004 - Bitter Sweet (Single)
2004 -
DiEversity
2005 - Sliver (EP)
2006 -
Chameleon Halo (Single)
2006 -
Fatal Design
2006 - Surrender (Single)

Pass : bunalti.com



Finlandiyalı gothic/ doom metal grubudur.


Entwine'ın hikayesi 1995 yılına kadar gider. A.Hanttu (bateri), T-I Mikkola (gitar,vokal) ve T.Taipale (bas gitar) beraber bir grup kurmaya karar verdiler. İlk zamanlarda Death metal yapmaya başladılar ama bir süre yapmak istedikleri müziğin bu olmadığının farkına varıp biraz daha melodic ve melankoli içeren müzik yapmaya karar verdiler ve Gothic Metal'e kaydılar buınun içinde yeni bir vokaliste ihtiyaçları vardı.Vokalistle beraber ikinci bir gitarist ve klavyeci daha aldılar gruba.

1997 yılında grup 4 parçalık bir kaset çıkarttışar "Divine Infinity" Gothic kökenli atmosferik metal olarak adlandırabileceğimiz bu albüm ile grup Finlandiya'da oldukça iyi tanınan Riitta Heikkonen'i gruba klavyeci olarak dahil etti.

1999 Yılında grup Spinefarm Records ile anlaşma yaptı ve aynı yılın eylül ayında "The Treasures Within Hearts" piyasaya sürüldü.Metal müzik piyasasından çok iyi tepkiler alan bu albüm sayesinde grup uzun bir Avrupa turnesine çıktı. 2000 nisan ayında Entwine basistlerini değiştirmeye kadar verdiler. Yeni Vokalist Mika Tauriainen ve bas gitarist Joni Miettinen gruba katıldılar (Mayıs 2000).Hemen ardından stüdyoya kapanan Entwine'ın 3 ay sonra ikinci albümleri "Gone" piyasaya sürüldü. Çektikleri video klip "New Dawn" ile şöhretlerini iyice arttıran grup Jaani Kähkönen adlı gitaristi konserlerinde kullanmak için kadrolarına kattılar

Grup 2002 yılının Ocak ayında Astia-Stüdyolarına kapandı ve hummalı çalışmalarının ardından "Time Of Despair" albümleri ortaya çıktı. Günümüzde Gothic müziğin önderlerinden olan Entwine 2004 yılında "Bitter Sweet" adlı 2 şarkılık bir Cd ve "DIEversity" adlı albümlerini yayınladı. Daha sonra 2005 yılında "Silver" adlı ep sini ve son olarak 2006 çıkışlı 10 şarkıdan oluşan "Fatal Design" albümünü piyasaya sürdü.

 

 


GRUP ELEMANLAR

.: Mika Tauriainen - Vokal
.: Riitta Heikkonen - Klavye
.: Tom Mikkola - Gitar
.: Jaani Kahkonen - Gitar
.: Aki Hanttu - Davul
.: Joni Miettinen - Bass

www.entwine.org

Posted at 04:39 am by paladine
Yorum yaz  

Saturday, October 07, 2006
Vader Discography

1992 - The Ultimate Incantation
1995 - De Profundis
1996 - Future Of The Past
1997 - Black To The Blind
1997 - Reborn In Chaos
1998 - Kingdom
2000 - Litany
2002 - Revelations
2003 - Blood (MCD)
2004 - The Beast
2005 - The Art of War (EP)
2006 - Impressions In Blood
2008 - V.666 (EP)
2008 - XXV 1 / 2 *


Pass : bunalti.com





Amerika’nın öncü death grupları diyince akla hemen Morbid Angel, Deicide ve Cannibal Corpse gelir. Oysa ki aynı yıllarda Avrupa’da da öncü bir death metal grubu bulunuyordu. Hatta Vader, 1990 yılında çıkardığı demo albüm “Morbid Reich” ile “death metal tarihinde en çok satan demo”ya da sahipti.
 
Vader 1986’da kuruldu. 1993 yılında çıkardıkları “The Ultimate Incantation” albümü Avrupa death metali için bir mihenk taşı olarak görüldü. Bu albüm, ayrıca (The Iron Curtain’den sonra) dünyanın duyup duyabileceği ilk brutal vokalleri de içeriyordu. Albümün promosyonu sırasında Vader dünyaya kendini Bolt Thrower ve İsveç’li Grave ile çıktığı kırk günlük bir Avrupa turnesiyle tanıttı. Hemen ardından aynı sene Deicide, Suffocation ve Dismember ile çıktıkları otuz günlük bir Amerika turnesi gerçekleştirdiler. Earache şirketiyle kontratlarının bitmesi sonucu 1994’te peşpeşe çıkan iki albümleri değişik şirketler tarafından çıkarıldı. “Sothis” albümü Repulse şirketiyle piayasaya çıkarken “The Darkest Age-Live 93” isimli live albüm ise Baron etiketiyle çıktı. Halen bir müzik şirketleri olmaması ve death metalin artık popüleritesini kaybetmesiyle Vader artık daha sıkı çalışmalıydı. Nihayet bir sene sonra, 1995’te Alman System Shock/Impact Records şirketi ile anlaştılar ve bu anlaşmaya bağlı kalarak birer sene arayla üç albüm çıkardılar: 1995’te “De Profundis”, 1996’da “Future of the Past” ve 1997’de Black to the Blind”. Süper bir performans ve azimle bu üç albümeri için üç yılda toplam 350 konser verdiler. Artık kendilerini çoktan ispat etmişlerdi. Polonya gibi, önceleri komunist olan bir ülkeden çıkarak death metalin Avrupa’daki liderlerinden olmuşlardı. Bu arada Hammerheart şirketi grubun eski demolarını bir daha piyasaya sürdü: 1989 yılındaki “Necrolust” ve 1990’daki “Morbid Reich”
 
1998 yılı grup için bir dönüm noktası oldu. İlk olarak Vader, System Shock/Impact şirketinin hazırladığı ve pek çok ünlü metal grubunun ortak hazırladığı “Live in Japan” albümünde yer aldı. Bir önceki Aralık ayında grup, yine System Shock/Impact etiketiyle “Kingdom” isimli bir mini albüm ve Metal Mind etiketiyle ilk VHS videoları “Vision and Voice”i hazırlamıştı. 1998’nin Ekim ayındaysa en seçkin metal müzik şirketlerinden Metal Blade ile anlaştılar.
1999’un Mart ayında ilk kez ABD’de sahneye çıkmak üzere “International Extreme Music Festival '99”a katıldılar. Onlara bu festivalde Gorguts, Cryptopsy, Nile ve Divine Eye eşlik etti. Mayıs’ta ise en büyük Polonya müzik festivali olan MetalMania’ya katıldılar. Bu sefer yanlarında Grip Inc, Samael ve Anathema grupları vardı. Aynı senenin Kasım ayında grup yeni albümleri “Litany” için stüdyoya kapandı. 2000 yılında piyasaya çıkan bu albümle birlikte yine bir dizi turne ve festivallere katıldılar. Bunların arasında Deicide, Immortal, Marduk ve Cannibal Corpse ile sahneye çıktıkları “No Mercy Festivals 2000”de bulunuyordu.
2002 yılında Vader yeni albümleri için tekrar stüdyoya girdi. Kayıt için herzamanki gibi yine Red Studio’yu seçtikleri bu albümün prodüksiyonluğunu Piotr Lukaszewski üstlendi. Bu albümde ayrıca yeni bas gitarist Simon da gruba katılmıştı. Bundan sonraki albüm “Revelations” oldu. Ve yine bir sürü festival ve konser için pek çok ülke gezdiler. Onlarca konser sonrası, bir önceki albümde gruba katılan bas gitarist Simon grubu bıraktı. Yerine ise Behemoth’un eski elemanı Novy (Marcin Nowak) gruba dahil oldu.
 
Grubun son albümüyse 2004’te hazırlayıp çıkardıkları “The Beast”. 20 Eylül’de müzik marketlerdeki yerini alan albüm RG Stüdyosu’nda (Polonya) dolduruldu. Kapağını ise ünlü Polonyalı ressam Jacek Wisniewski yaptı. Bu arada bu albüm için de Vader’i Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Rusya, Litvanya, Estonya, Ukrayna, Almanya, Hollanda, Belçika, İngiltere, Fransa, İtalya, Avusturya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan, Sırbistan, Makedonya, Hırvatistan, ABD ve İskandinav ülkelerinde toplam 170 konser bekliyor. İşleri gerçekten zor...
* : Vader 25. yılında 25 parçadan oluşan bir Best Of albümle karşımızda. 1983 yılında kuruluşundan bu yana kariyerine 10 üzeri albüm ve bir çok ep / single çalışma sığdıran Vader 25 sene içerisinde yayınlanan albümlerinin en beğenilen parçalarından toplama bir albümü bugün piyasaya sürüyor. 2 disk şeklide satışa çıkacak albüm ve Vader'ın 25 yıl kutlamaları eper renkli geçeceğe benziyor..30 Ağustosta 25. yılını kutlayacak olan grup Polonyada bu kutlama şerefine büyük bir extreme partininde hazırlıklarını sürdürüyor.. Samael, Nile, Entombed, Marduk, Gorefest, Rotting Christ, Septic Flesh gibi grupların yer alacağı extreme parti sonrası daha önce Mardukla beraber ülkemizi ziyaret eden Zonaria grubuyla bir Kuzey Avrupa turnesi düzenleniyor.. Grup hakkında daha detaylı bilgiyi grubun resmi sitesi olan http://www.vader.pl/ adresinden takip edebilirsiniz. 
 

Posted at 09:47 pm by paladine
Yorum yaz  

Thursday, September 21, 2006
Eloy Discography

Image



1970 - Walk Alone/Daybreak (Single)
1971 - Eloy
1973 - Inside ( 1 ) / ( 2 )
1974 - Floating (
1 ) / ( 2 )
1975 - Power And The Passion (
1 ) / ( 2 )
1976 - Dawn (
1 ) / ( 2 )
1977 - Ocean
1979 - Silent Cries & Mighty Echoes
1980 - Colors
1981 - Planets
1982 - Time To Turn
1984 - Metromania
1984 - Codename Wild Geese
1988 - Ra
1991 - Rarities
1992 - Destination ( 1 ) / ( 2 )
1993 - Chronicles I (
1 ) / ( 2 )
1994 - Chronicles II (
1 ) / ( 2 )
1994 - The Best of Eloy Vol. 1 (
1 ) / ( 2 )
1994 - The Tides Return Forever
1995 - Childhood Memories (CD single)
1996 - The Best of Eloy Vol. 2 ( 1 ) / ( 2 )
1998 - Ocean II - The Answer (
1 ) / ( 2 )
2003 - Timeless Passages (
1 ) / ( 2 ) / ( 3 ) / ( 4 )

1973,1975,1976 album password : Eloy
1981 album password : http://maxx.bezzon.net
1982 album password : purgatory



Eloy Biyografisi:

Gitarist olan Frank Bornemann ve baterist Helmuth Drath, Lehtre'ye yakin bir Rock'n Roll klübünde tanışrlar. Helmuth Drath gece klübündeki Müzik yarismasi için Jüri üyeligi yapiyordu; gecenin kazanan grubu Frank Bornemann 'nin grubuydu. Ikili gece boyunca müzik konusurlar ve beraber müzik yapma fikrini ortaya çikarirlar. Üç ay içinde grubun kalan üyeleri de belli olmustur.Yakin dostlari vokalist ve klavyeci Erich Shriever, gitarist Manfred Wieczorke ve bas gitarist Wolfgang Stöcker'i de yanlarina katarak grubu olustururlar. Isim konusunda bir süre kararsiz kalmalarinin ardindan Frank Bornemann'nin israriyla ünlü Bilim Kurgu yazari H.G.Wells'in "The Time Machine" adli kitabinda bahsedilen insanoglunun 800.000 yil sonra kullandiklari zaman makinesinin ismi ve ayrica o insan toplugunun ismi olan ELOY'u grubun ismi olarak belirlerler.


Grup ilk albümleri "ELOY"(1972) u piyasaya sürerler. Fakat bu albüm ticari bir basari elde edemez. Sound olarak Klasik Rock ezgileri tasiyan bu albümden sonra solist Erich Shriever gruptan ayrilir. Ayrica Frank Bornemann'ın vokal yapmadığı tek ELOY albümüdür.

Bir yil aradan sonra "INSIDE" (1973) ü piyasaya sürerler. Frank Bornemann'in hüzünlü sesi,ingilizce aksani albüme çok gizemli bir hava vermistir. Frank Bornemann ile büyük fikir ayriligina düsen Helmuth Drath bu albümde yoktur ve yerine Rock tarihinin en iyi davulcularindan Fritz Randow geçmistir.Bu albümden sonra da normal bir hayat yasamak istedigini belirten basçilari Wolfgang Stöcker gruptan ayrilir. Albüm çok ses getirmistir ve Almanya'da ilk yurtdisinda konser veren grup olmustur ELOY. Amerikan radyolarinda yilin en iyi sound u olarak nitelendirilmistir INSIDE albümü. EMI etiketiyle çikan albümde 4 parça bulunur ve açilistaki 17 küsur dakikalik Land Of Nobody mükemmel bir sarkidir.. Album'de ELOY grubunun gerçek soundu hakkinda ipuçlari vardir. Ilerideki karanlık ve dumanlı album çalışmalarının resmen habercisi niteliğindedir..

Wolfgang Stöcker'in ayrilisiyla bosalan bas gitarist açigini daha önce birkaç grupta çalmis olan Luitjen Janssen ile kapayan grup; üçüncü albümleri FLOATING için stüdyoda çalismaya baslamislardi. ELOY grubunun kesinlikle kendine geldiğinin, soundlarının su yüzüne çıktığı albümdür..

POWER AND PASSION sadece ELOY 'un ilk konsept degil ayrica Almanya'da çikan ilk konsept albümdür; böylece grup Almanya'daki ilkler serisine önemli bir olgu daha eklemistir. Önceki albümleri INSIDE 8000, FLOATING ise 15000 kopya satmisti. Bu albüm ise çok yakinlarda 30000 sinirini asmistir. Albüm; babasi bilim adami olan Jamie adli karakterin uyusturucu aldiktan sonra ortaçag'a zamanda siçrama yaprak ziyaret etmesi ve o dönemdeki insanlara; toplumsal gelisimi anlatma çabalari seklinde kisca özetleyebiliriz; tabii bir de Jeanne ile tanisip asik olmasi var. POWER AND PASSION ardindan grup çesitlisebepler yüzünden dagilir.Frank Bornemann;"Ben grubu terk ettim yada grup beni terk etti. EMI Electrola ya gidip yanlizim dedim.Onlarda yeni grupla yeni kayit yapalim dediler." Bir sonraki albümün fikirleri kafasinda dolasirken yeni grup üyeleri aramaya basladi. 1974 yilindaki stüdyo kayitlari sirasinda bateri çalisindan büyülendigi gelmis geçmis en iyi bateristlerden oldugu tartisilmaz olan Jürgen Rosenthal'i gruba dahil etti. Ayrica Bas gitarci olarak gruba uzun yillar hizmet edecek Klaus-Peter Matziol ve aslen gitarist olan klavyeci Detlev Schmitchen de bulunan diger müzisyenlerdi. Bu grup elemanlariyla ELOY en parlak ve üretici dönemini yasar..

Ve DAWN(1976)..Özellikle yayli sazlardan olusan orkestranin Rock müzigiyle bu sekilde mükemmel bir uyumu nadir rastlaninlan bir olay. Senfonik Rock adina, yapilmis kült eserlerden biri olmasi bu albümün 150000 kopya satmasina sebep olmustur. Albümde Jürgen Rosenthal (Scorpions un eski bateristi)'in bateri çalis teknigi rock tarihinin en dikkat çekici örneklerindendir..Her grubun bir zirve albümü olduğu aşikar...Ve Eloy için de DAWN budur..

Daha sonra grup, Atlantis adasinin varolusunu ve trajedik yok olusunu mükemmel'e yakin bir sekilde anlatan konsept albüm OCEAN'i piyasaya çikardi. Albüm piyasaya çiktiginda 200000 satarak dönemin ünlü birçok grubunu geride birakmisti. Albümün kapagi Eric Von Daniken'in 1969'da yayinlanan "Yildizlara Dönüs" adli kitabindan alsinmistir fakat birkaç küçük ayrintisi degistirilmistir. Ocean sadece ELOY un degil, bütün bir progressive rock ekolünün en muhtesem albümlerinden biridir. Dört parçadan olusan albüm Atlantis'in kurulusunu, yükselisini, çürümesini ve batisini anlatir (Poseidon's Creation, Incarnation Of The Logos, Decay Of The Logos, Atlantis' Agony at June 5th 8498, 13 P.M. Gregorian Earthtime). Poseidon's Creation prog. rock tarihinin en konsantre girislerinden birisine sahiptir. Atlantis' Agony, albümün en uzun parçasidir ve Tanrilarin Atlantis'e nasil kizip batirdiklarini anlatir. Albüm Almanya'da çiktigi sene Queen, Genesis gibi devleri satislarda geride birakir.

"LIVE" ELOY'un muhtesem dörtlüsüyle verdigi konserlerden olusan Live albümü 1978'de çikar, son 3 albümden parçalar içerir. Özellikle orjinali 15,5 dakika olan Atlantis' Agony'e yaptiklari 21 dakikalik yorum dinlemeye deger.

Ayni tarzin devami niteliginde oldukça iyi bir konsept albüm olan SILENT CRIES AND MIGHTY ECHOES'u piyasaya çikardilar; albüm OCEAN'i bile geçmistir. Hersey grup için mükemmel giderken efsanevi baterist Jürgen Rosenthal ve klavyeci Detlev Schmitchen birkaç turne sonra gruptan ayrildilar. Gerçekten de çok konsantre bir Progresive Rock örnegidir.. Bornemann ve Klaus Peter onlari geri dönmeleri için ikna edemezler ve gruba 3 yeni müzisyen (Jim McGillveray, Hannes Folberth, Hannes Arkona) katilir.

Yeni müzisyenlerle beraber Colours albümü kaydedilir. Bu albüm bir önceki Silent Cries'in karanligini ve zerafetini tasimayan gitar agirlikli daha sert ve kisa parçalardan olusan bir albümdür.Bu tarihten itibaren çikan ELOY albümlerinin pek bir basarisi yoktur. Frank Bornemann çok ugrassa da eski sound larini yakalayamaz. Bunun sebebi yeni jenerasyon müzisyenlerin daha sert müzik yapma istegidir..



Iki bölümden olusan bilim kurgu hikayesinin ilk bölümü olan; konsept albüm PLANETS'i piyasaya çikardilar. Bir önceki sound yapilarina da bagli kalarak olusturulan bu albümden sonra Ingiliz baterist Jim MCGillivray gruptan ayrildi. ELOY sound'unun Space-Metal'e geçeceginin ilk sinyallerinin verildigi PERFORMANCE'ı piyasaya çikardilar.

Frank Bornemann 1977 yilinda büyük ses getiren OCEAN albümündeki enfes sözlerin kayip Ada (Belkide gezegen) Atlantis'le ilgili sorularin sordugunu ama cevaplarin verilmedigini öne sürerek cevap anlaminda bir albüm hazirliklarina baslar. Uzun ugraslardan sonra ELOY albümü OCEAN-II The Answer'i aralik ayinda piyasaya çikardı..
Sonrası malum..Eloy her ne kadar son dönemlerinde eski çizgisini kaybetmiş olsa da proressive/psychodelic rock'un öncülerindendir..


Posted at 02:50 pm by paladine
Yorumlar (2)  

Next Page
Discographys


 
Web Sitede Ara

Tavsiye
Policy of Music
Sharing Our Pain
Dipses Sharing Underground
Arizalilar Kulubu
Oyun : Bitefight








   

<< January 2007 >>
Sun Mon Tue Wed Thu Fri Sat
 01 02 03 04 05 06
07 08 09 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31


If you want to be updated on this weblog Enter your email here:



rss feed